Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , ,

İki gün önce, Hobbit: Smaug’un Çorak Toprakları’nı izlemeye gittik. Film bitiminde tabii herkeste yine aynı hissiyat hakimdi: “İki buçuk saat nasıl geçti anlamadık. Eee, şimdi filmin devamı için bir yıl daha nasıl bekleyeceğiz?”

Yüzüklerin Efendisi üçlemesini, kitabı okumadan seyredenler kervanındanım ben. Bu nedenle kitap ile film arasındaki (yani kendi hayal ettiğimle başkasının hayal ettiği arasındaki) farkı hiçbir zaman öğrenemeyeceğim. Sonrasında filminden önce Hobbit’i okumuş olsam da hayal gücümün, Yüzüklerin Efendisi filminin dekoru dışına çıkamaması pek de şaşırtıcı değil bu yüzden.

Ancak iki gün önce o büyülü görüntüleriyle Hobbit’i izlerken çocukluğumda Kuzey Avrupa ülkelerine dair hayaller kurduğumu hatırladım. Keltlerin, İskoçların, İskandinav ırklarının büyülü tınıları, sonsuzca içiçe geçen eski halk motifleri, sisli puslu havası, mitolojik karakterleri beni hep etkiledi. Çocukken yeni yıl zamanını da bu yüzden severdim zaten. Babamın Almanya’dan getirdiği çam ağacını kurup, kendi yaptığım etamin işi süslemelerle süsleyip, bir de ışıklarını yakınca, bütün bir yılın özlemle beklediğim dekoru evin baş köşesine kurulmuş olurdu. Diğer ışıkları kapatır, odada yanan sobayı şömine gibi hayal eder; sokaktan geçen bozacının çıngırağını Noel Baba’nın geyikleri gibi duyar ve sadece yılbaşı ağacının ışıklarıyla azıcık aydınlanarak bana istediğim gibi, kuzeyli bir evin içini hayal etme imkanı veren puslu karanlığa dalar giderdim. Hatırladıkça hala huzur duyduğum günlerdir.

Çocuklarımın da bu tür hayaller kurmasını, diş perilerine, meleklere, Noel Baba’nın ya da Peter Pan’ın varlığına inanarak büyümesini istedim. Sedef ne güzel ki benim gibi hayalci bir çocuk oldu. 3 yaşındayken evin içinde Tinkerbell replikleriyle dolanıp, oradan oraya atlar dururdu: “Off, Anakara’ya asla gidemeyeceğim!”

Dişler dökülmeye başlayınca da bozuntuya vermedik. Birlikte o oyuncakçı senin bu oyuncakçı benim bir türlü bulamadığımız Mickey Mouse evini, dişini yastığın altına koyduğu o büyülü gecenin sabahında başucunda bulduğunda diş perisinin varlığına artık kesin olarak inanıyordu. Yine sırf bu amaca hizmeten çocuklarımla gerçeküstü dekorlar kurup internette gördüğüm fikirleri uygulamak için onları kirli (!) emellerime alet ettiğim bile oldu 🙂

hjkhk kopya

Sedef için yaptığım Keçeden Tinkerbell patikleri 🙂

foto?raf

Fakat J.R.R. Tolkien’in çocukları için yaptıkları yanında, bizim gibi fanilerin bu küçük çabalarının lafını bile etmemek gerek belki de 🙂 Hazır yeni yıl ve Hobbit içiçe geçmişken, çocuklarını benim gibi hayalci yetiştirme sevdalısı anne-babalara tavsiye etmek istediğim bir kitap var bunca lafın ucunda: Noel Baba’dan Mektuplar…

IMG_5453

Noel Baba’dan Mektuplar, J.R.R. Tolkien’in dört çocuğuna yazdığı, ilki 1920’de olmak üzere, 1943’e kadar ve her Noel zamanı hiç aksatmadan gönderdiği mektupların biraraya getirildiği bir kitap. 2006 yılında, Sedef’e hamileyken rastlamıştım bu kitaba. Tolkien’in dehası karşısında zaten saygıyla eğilen ben, babalığı hakkında öğrendiklerimle adeta şaşkına dönmüştüm. O dönem eve gelen herkese bu kitabı gösterir olmuştum. Çocuğunuzu mutlu etmek için bir, iki ya da hadi bilemediniz üç yıl sürdürürsünüz bu oyunu. Ama tam 23 yıl, hiç aksatmadan, üstelik yaratıcı çizimler ve hikayelerle süsleyerek çocuklarınıza Noel Baba imzalı mektuplar göndermek… Bunu yapsa yapsa Tolkien yapardı.

Kuzey Kutbu Posta İdaresi ve mektup pulları

Mektupların ilki 1920’de üç yaşındaki John’a yazılmış. Sonraki yıllarda Tolkien diğer iki oğlu Michael ve Christopher ile kızı Priscilla için de mektuplar kaleme almaya başlamış. Tolkien’in kendi çizimi olan Kuzey Kutbu Posta İdaresi’nin pullarının yapıştırılmış olduğu bu mektuplar kimi zaman kapının önünde, kimi zaman posta kutusunda, kimi zaman ise oyuncakların arasına sıkıştırılmış ya da şöminenin başına bırakılmış olurmuş.

a329fc5fa3354b27a540af5d77c72f46

IMG_5450

Titrek bir el yazısı

Mektupların en güzel tarafı çocuk saflığını yansıtması. Noel Baba Kuzey Kutbu’nda yaşadığına göre üşüyor olmalı. O halde yazısı da biraz titremeli 🙂

IMG_5449

Heyecanlı ve komik hikayeler

Televizyon ve bilgisayarın olmadığı bir dönemde Noel Baba’dan gelen ve içinde heyecanlı hikayelerin olduğu mektuplar aldığınızı düşünsenize. Diğer çocuklardan farklı olarak Tolkien’in çocukları için Noel zamanı, bu gizemli sürprizler sayesinde Noel hediyelerinden çok daha ötede bir anlam taşıyormuş bu yüzden. Noel Baba’nın sakar yardımcısı Kutup Ayısı yüzünden başına gelenler, birbirleri hakkında atıp tutmaları ya da herşeye rağmen birbirlerine olan sevgileri… Hayatın karmaşık taraflarını, çetrefil ilişkileri, iyiyi, kötüyü, doğruyu ya da yanlışı çocuklarını karşısına alıp söylevler vererek değil, aksine gerçeküstü bir biçimde, dolaylı olarak anlatma fikri ve yeni bir alfabe yaratmak gibi olağanüstü bir yaratıcılıkla birleştirmek… Bu baba övgüye, saygıya değer.

5ed598cf6d2d6ed7952ccda7c293d4550d54b9abdac2943b21c611672a11beb0fb35f88087815156880cdbe5ee916979

Bu Noel Baba Tansiyon Hastası değil belli ki

Bizim Aziz Nikola Demrelidir, Akdeniz ikliminde yaşamıştır, kültür elden gidiyor dertlenmelerimiz bir tarafa, bugün tüm dünyada yaygın olan şişko, sevimli, kırmızı kostümlü Noel Baba imajının nereden çıktığı da enteresan. Tolkien’in 22 Aralık 1920 tarihli, oğlu John için yazdığı mektup, Tolkien tarafından çizilmiş bir Noel Baba ve Noel Baba’nın evi tasvirini içeriyor.

c70bd52d65324b517b1a3e6420be019a 2

Ancak günümüz imajının fikir babası Amerikalı karikatürist Thomas Nast’ın 1863 yılında Harper’s Weekly dergisinde yayınlanan karikatürüne dayanıyormuş. (Bakınız: http://en.wikipedia.org/wiki/Thomas_Nast)

 by Thomas Nast

Sonrasında bu imaj, Haddon Sundblom tarafından 1930’larda Coca Cola Şirketi için daha da geliştirilmiş.

lg_santa_sixtythree

Ancak bu noktada Sundblom’dan 10 yıl önce Tolkien’in mektuplara yaptığı Noel Baba tasvirlerini de artık hesaba katmak gerek. Elbette o dönemde yayınlanmadığı için bilinmeyen bu çizimler Noel Baba’nın bugünkü imajına katkıda bulunmamış olabilir. Ancak ben bugünkü imaj yerine daha fit ve sağlıklı bir görüntüye sahip, çivi gibi Tolkien Noel Babası’nı tercih ederim 🙂

Şimdi düşünüyorum da eğer Tolkien benim babam olsaydı, çocukluğunda hayal kurmaktan başka işi gücü olmayan ben şimdiye kendime gelmiş olur muydum acaba? 🙂 Noel Baba’dan Mektuplar (Letters From Father Christmas) Okuyan Us Yayınları’ndan yıllar önce çıktı. Bu yılbaşı bu kitabı edinin.

Hayat hayal kurdukça güzel 🙂

Reklamlar